Pafos Arkeolojik Alanını keşfedin - Araç kiralamanızın başlangıç noktası
Kato Pafos’taki UNESCO Dünya Mirası alanı, en iyi kendi temponuzda gezilir. Depozitosuz ve kredi kartsız kiralık aracınızı teslim alın; tur otobüsünden bir saat sonra değil, kapılar açılır açılmaz orada olun.
- Depozito gerekmez
- Kredi kartı gerekmez
- Ücretsiz iptal
- Sınırsız kilometre
UNESCO Dünya Mirası
Pafos Arkeoloji Parkı’nı keşfetmek: Nea Pafos
Pafos Arkeoloji Parkı, diğer adıyla Nea Pafos (Yeni Pafos), Kato Pafos bölgesinde yer alan geniş bir açık hava müzesidir. MÖ 4. yüzyılın sonlarında Kral Nicocles tarafından kurulan Nea Pafos, zamanla Helenistik ve Roma dönemlerinde Kıbrıs’ın idari başkenti olmuş ve eski Palaepaphos kentinin yerini almıştır. Bugün bu geniş kıyı alanı, tarih öncesinden Orta Çağ’a uzanan anıtları koruyarak Akdeniz’in en önemli arkeolojik hazinelerinden biri ve Batı kültür tarihinin temel taşlarından biri olarak öne çıkmaktadır.
Park; görkemli Roma villaları, meydanları, dini yapıları ve askeri tahkimatlarıyla büyük beğeni toplar. 1980’den beri UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alması, antik kalıntılarının olağanüstü niteliğini ve yoğunluğunu yansıtır; bu kalıntılar her yıl uluslararası arkeolog ekiplerine yeni sırlar açmaya devam ederken, Yunan, Roma ve Bizans uygarlıklarının katmanlarını da gün yüzüne çıkarır.
Roma Odeonu’ndan Bizans kalelerine ve İngiliz deniz fenerine
Ünlü mozaikli evlerin ötesinde, park çok sayıda mimari değere de ev sahipliği yapar. 2. yüzyılda iyi yontulmuş kireçtaşı bloklardan inşa edilen Roma Odeonu, doğrudan kumtaşı yamacına oyulmuştur ve bugün hâlâ yıldızların altında tiyatro ve müzik gösterilerine ev sahipliği yapmaktadır. Yakınında, Roma kentinin sosyal ve ticari merkezi olarak hizmet veren antik Agora (çarşı meydanı) yer alır. Denize doğru yürüdüğünüzde, limanı Arap akınlarına karşı korumak için 650 AD’den kısa süre sonra inşa edilen Bizans kalesi Saranta Kolones (Kırk Sütun) kalıntılarını göreceksiniz; adını da alanın etrafına dağılmış granit sütunlardan alır.
Antik kalıntıların üzerinde yükselen Pafos Deniz Feneri ise 1894’te İngilizler tarafından inşa edilmiştir. Fenerin bulunduğu burun, deniz, Kato Pafos limanı ve tüm arkeolojik parkın nefes kesen panoramik manzaralarını sunar - kıyı gün batımını fotoğraflamak için mükemmel bir seyir noktasıdır. Bu geniş ve dağınık kalıntıları gezmek, Akdeniz tarihinin binlerce yılı boyunca bir yolculuk gibidir.
Sürüşünüzü ve kıyı yolculuğunuzu planlayın
Pafos Arkeoloji Parkı’nın ana girişi, limanın ve yerel otobüs durağının yanında, Kato Pafos’tadır. Pafos Uluslararası Havalimanı’ndan (PFO) geliyorsanız, B6 yolu üzerinden 15 dakikalık bir sürüşle doğrudan liman bölgesine ulaşabilirsiniz. Coral Bay otellerinden ise kıyı şeridi boyunca güneye doğru 20 dakikalık bir sürüş yeterlidir. Kiralık araç, tam günlük gezi için son derece faydalıdır; ekipmanınızı, güneş korumanızı ve ekstra suyunuzu kolayca taşımanıza olanak tanır, ardından hemen Kralların Mezarları’na gidebilir veya sahil boyunca Petra tou Romiou’ya doğru yol alabilirsiniz.
Ziyaret İpuçları & Park: Park oldukça büyük olduğu için (80 hektardan fazla bir alanı kaplar) ve büyük ölçüde güneşe açık olduğundan, ziyaretçilerin kalıntıları rahatça gezmek için tam bir sabah veya öğleden sonra ayırmaları önerilir. Rahat yürüyüş ayakkabıları, güneş koruması ve bol içme suyu şarttır. Giriş kapısının tam karşısında yer alan büyük bir halka açık otopark, kiralık aracınız için uygun fiyatlı park imkânı sunar. Parkı keşfe çıkmadan önce aracınızı kilitlediğinizden ve bagajınızı güvenli şekilde bagaja koyduğunuzdan emin olun.
Pafos’u keşfetmeye hazır mısınız?
Depozito yok · Kredi kartı gerekmez · Ücretsiz iptal
